Lüks Magazin Haberleri – Lüks Magazin Dergisi

 
 
 
 
 


BOBBER: Chopper’ın atası

0
Eklenme Tarihi: May 26, 2013 TUTKU
1

Sadelik fonksiyonellik getiriyorsa eğer bunun en çarpqıcı örneklerinden biri Bobber’lar… Motosiklet üzerindeki gereksiz tüm aksamların ortadan kaldırılmasıyla ortaya çıkan Bobber’lar, hem son derece hafif, hem de tasarım açısından oldukça minimalist… Sonuç, arınmış bir motosiklet tutkusu!..

Bobber’dan Chopper’a geçişin yolunu açan, 1969 yılı yapımı sinema filmi ‘Easy Rider’da Peter Fonda ve Dennis Hopper’ın kullandığı motosikletler oldu. Chopper üretimi de, Bobber’da olduğu gibi, ön cam, farlar, koruma demiri, sissy bar, ön ve arka çamurluklar da dahil olmak üzere, motosikletin üzerindeki gereksiz parçaların sökülmesi prensibine dayanıyordu.

Bobber tutkunları da en az chopper sahipleri kadar motosikletlerine bağlı, ancak Bobber’ların daha ‘saf’ motosikletler olduğu da tartışmasız bir gerçek.

Her ne kadar birçoğumuz ‘bobber’ kelimesine aşina olmasak da, bu klasik motosikletler günümüzde oldukça popüler olan ‘chopper’ların atası olarak kabul ediliyor. Popüler kültür söz konusu olduğunda chopper dikkat ve ilginin büyük bölümünü toplarken, gerçek motosiklet tutkunları, özellikle son yıllarda, bobberlara hak ettiği değeri veriyor.

GEREKSİZ OLAN NE VARSA AT GİTSİN…
Tamamen amaca yönelik motosikletler olarak öne çıkan Bobber’ların en önemli özellikleri, motosikletin üzerindeki gereksiz görülen hemen her parçanın sökülüp atılmış olmasıdır. Sıradan bir bobberda, motosikletin hareket etmesi için gerekli olan parçalardan daha fazlasını bulamazsınız. Bu motosikletin son derece hafif olmasını sağlar ve ona minimalist bir görünüm verir.
Adını, İngilizce’de ‘kısa kesilmiş’ anlamına gelen ‘bobbed’ kelimesinden alan Bobber, enteresan ve uzun bir geçmişe sahip. Bu tarzın, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ülkelerine dönen Amerikalı askerlerin kendi motosikletlerini Avrupa’da gördükleri ve fazlasıyla etkilendikleri Avrupa yapımı motosikletlere benzetme çabasından ortaya çıktığı biliniyor. Savaştan dönen askerlerin kurdukları motosiklet kulüpleri, kısa sürede tarzı ilerleterek Bobber motosikletlerin doğuşuna vesile oldular.

THE WILD ONE İLE SAHNE ALIYOR
Bobber motosikletlerden bahsederken başrollerinde Marlon Brando ve Lee Marvin’in yer aldığı 1953 yapımı sinema filmi The Wild One’ı kesinlikle unutmamak gerek. Prodüktörlüğünü Stanley Kramer’ın üstlendiği filmde, 1950’li yıllarda alt kültürün ve motosiklet tutkusunun durumu çok açık ve etkileyici bir şekilde yansıtılıyor. Filmdeki yarış sahnelerindeki motosikletler geniş gidonları, ‘hard tail’ (arka amortisörü bulunmayan) şasileri, yaylı seleleri ve oldukça düz oturma pozisyonlarıyla dikkat çekiyor. Marlon Brando, bu filmde kendisine ait olan Triumph Thunderbird 650’yi kullanırken, Lee Marvin, gerçek bir bobbera dönüştürülmüş Harley Davidson Panhead’iyle karşımıza çıkıyor.
Motosiklet tutkusunun ve bobber tarzının yayılmasında büyük etkisi olan The Wild One’ın o dönemde Triumph’un Amerika distribütörü Johnson Motors’dan, filmde yer alan ‘Black Rebels’ adlı motosiklet çetesi nedeniyle büyük tepki aldığını ve filmin İngiltere’de 1968 yılına kadar yasaklı olduğunu eklemekte de fayda var.
Bobber, formunu sürekli olarak geliştirerek ve sadeliğini mükemmellik seviyesine ulaştırarak 70’li yıllara kadar geldi. O dönemde, motsikletlerin üzerindeki parçaların atılmasıyla da yetinmeyen motosiklet sahipleri, araçlarının üzerindeki bazı ana parçaları da kesip atmaya başladılar. Böylece, İngilizce’de ‘kesmek’ anlamına gelen ‘chop’ işlemi, yeni bir tarza, Chopper’a adını vermiş oldu.

CHOPPER’IN DOĞUŞU VE EASY RIDER
Birçok popüler kültür uzmanına göre Bobber’dan Chopper’a geçişin yolunu açan, 1969 yılı yapımı sinema filmi ‘Easy Rider’da Peter Fonda ve Dennis Hopper’ın kullandığı motosikletler oldu. Chopper üretimi de, Bobber’da olduğu gibi, ön cam, farlar, koruma demiri, sissy bar, ön ve arka çamurluklar da dahil olmak üzere, motosikletin üzerindeki gereksiz parçaların sökülmesi prensibine dayanıyordu. Filmde Peter Fonda’nın kullandığı ve dünyanın belki de en ünlü motosikleti olan ‘Captain America’, uzun ve eğik ön çatalı, yüksek gidonu, küçük benzin deposu, ön farı ve abartılı egzos borularıyla chopper tarzının çizgilerini belirleyen bir motosikletti. Yapımcıları, ‘Easy Rider’ filmi için Harley Davidson ile anlaşmak istemiş ancak dünyanın en büyük motosiklet üreticisi, bu teklifi marka imajının bozulacağını gerekçe göstererek teklifi reddetmişti.

‘MAYMUN ASKISI’ İLE FARK YARATIYOR
İster Chopper olsun, ister Bobber, ön çamurluğun olmaması, ön tekerleğin de istenilen boyutlarda kullanılmasına imkan veriyor. Günümüzde Bobber motosikletlerde sıklıkla, ince ve büyük ön tekerlek ve kalın arka tekerlek kullanılıyor. Birçoğumuzun da dikkatini çeken ve ‘ape hanger’ (maymun askısı) adlı yüksek gidonlar da son derece popüler. Bobber tarzı, yıllar içerisinde birçok değişikliğe uğrasa da, gereksiz görülen parçalar da hala sökülüyor. Bu özelliği, Bobber motosikletlerin kısıtlı imkanlarla kolaylıkla üretilmesini ve her bir motosiklet sahibinin tasarımına kendisinden bir şeyler katabilmesini sağlıyor.

DUDAK UÇUKTALATAN FİYATLAR
Tutkunları için kendilerini ifade etmenin yolu olan bobberlar, ortaya çıktıkları ilk yıllarda, çoğunlukla küçük atölyelerde ve garajlarda yine sahipleri tarafından yaratılıyorlardı. Ustasının yaratıcı gücü, ortaya çıkacak olan motosikletin görünümüne doğrudan etki ediyordu. İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika’da başlayan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan bobber tutkusu günümüzde büyük bir piyasaya dönüşmüş durumda. Profesyonel tasarımcılar ve mühendislerin yarattığı muhteşem motosikletler, dudak uçuklatan fiyatlara alıcı buluyorlar.