Lüks Magazin Haberleri – Lüks Magazin Dergisi

 
 
 
 
 


Bodrum Sandaletleri HUSNA ile Yeniden Doğuyor…

0
Eklenme Tarihi: August 9, 2012 TUTKU
il_fullxfull.365056176_7tn5

Bodrum’un simgelerinden biri haline gelmiş Bodrum Sandaletleri, efsanevi ustası Ali Güven’in vefatının ardından, bizzat ustadan ders alarak işin inceliklerini öğrenmiş, bu işe aşkla sarılmış biri, Hüsna Bülbüloğlu tarafından dünyaya açılmaya hazırlanıyor…

Amerika’da yüksek lisans ve doktora eğitiminin ardından 10 yıllık bir kariyeri geride bırakarak kalbinin sesine kulak veren, yaptığı işe tutkuyla bağlı biri Hüsna Bülbüloğlu. Noble and Royal Magazine olarak, Hüsna Bülbüloğlu’nun bu ilginç hikayesini kendi ağzından dinlemek istedik ve ortaya gerçekten keyifli bir sohbet çıktı.

- İlginç bir hayat hikayeniz var. Amerika’daki eğitiminiz, inşaat sektöründeki kariyeriniz… Bu dönemi bize kısaca anlatabilir misiniz?

İnşaat mühendisi olmak çocukluğumun hayaliydi, babasina aşık her kız çocuğu gibi ben de babamın mesleğini yapmak istedim, ama universite sınavında inşaat mühendisliğini kazanamadım… Amerika’ya gitmek istedim lisans için, ama babam beni okumam için yurtdışına yollamak istemedi. Ben de Bilkent Üniversitesi’nde Uluslararasi İlişkiler okudum. İçimde ukte kalmıştı  inşaat mühendisliği okumak. Üniversite bitince de, Amerika’ya, inşaat konusunda yüksek lisans yapmaya gittim. Yüksek lisans biterken, ABD’nin önemli inşaat firmalarından Pulte Homes’da çalışmaya başladım. İlk çalışmaya başladığım yıllarda, bölüm başkanımdan burslu doktora yapma teklifi gelince,  doktoramı da tamamladım.

Amerika’ya gidişim benim hayatımda çok önemli bir kırılma noktası. Alışmiş olduğunuz düzenden, çevrenizde her işinizi kolaylaştıran insanlarin olduğu bir yaşamdan, şartların sizi maksimum düzeyde zorladığı bir yaşama gidiyorsunuz ve tek başınasınız. Bugün geldiğim noktada, Amerika’daki okul ve iş hayatımın ve mücadelemin çok büyük etkileri vardır.

- Peki, böylesine önemli bir kariyeri bırakıp alanınızın çok dışında bir sektöre girmek nereden geldi aklınıza? Nasıl bir süreçti sizin için?

Amerika’da inşaat sektöründe çok keyif alarak çalıştım, çünkü kendimi bulduğum bir alandı. Fakat bir süre sonra kendimi sorgulamaya başladım. İnşaat sektörü benim çocukluğumun hayaliydi, ama bir taraftan da içimde tasarım işine karşı inanilmaz istek vardı. Çocukken bile, aldığım ayakkabılara eklemeler yapmak ister, hatta kendim model çizer, özel ayakkabılar yaptırırdım. İçimdeki yaratıcılığı daha fazla ertelemek istemedim, ve 2012 yılının Ocak ayında yepyeni bir yolculuğa ciktim.

Amerika’daki kariyerimi geride bırakırken, çekincelerim ve korkularım oldu tabii, ama bir defa adım atınca geri dönüp bakmamaya karar verdim. Marka yaratma ve Pazarlama geçmisim olmadığı halde, markamı çok doğru konumlandırdığıma inaniyorum.  Daha yolun cok başındayım, henüz emekleme dönemim, ama nereye gideceğimi iyi hesapladiğimi düşünüyorum.

- Bu işe Ali Usta’nın sayesinde mi merak sardınız? Ustayla tanışmanız nasıl oldu?

Rahmetli Ali Güven Usta ile 2005 yılında Bodrum’daki atölyesine sandalet almak için uğradığımda tanışma fırsatı buldum. Öyle büyük bir aşkla sanatını icra ediyordu ki etkilenmemek mümkün değildi. İlk başta hobi olarak Ali Güven gibi sandalet yapabilmeyi istedim. Hatta 2005 yılında, kendisinden ders almaya başladim, bir süre sonra da neden ben bu işi yapmiyorum dedim kendi kendime. El becerim var, olmasa zaten usta bana kesinlikle ders vermezdi. Amerika’ya döndüm ama yüreğimde Bodrum sandaletleri ve Ali Güven Usta’nın sanatının özlemi vardı…

- Bodrum sandaletleri Ali Güven ismiyle birlikte anılan tasarımlar. O, olmadan aynı standartı, çizgiyi korumak pek kolay olmasa gerek. Zor bir işe girdiğiniz düşünüyor musunuz?

Zor ama çok keyifli bir işe girdiğimi biliyorum. Bodrum sandaletlerinin yaratıcıs ve bu işi 1966′dan rahmetli olana kadar devam ettirmiş olan büyük bir ustanın ismi altında ezilmek de söz konusuydu, ama Ali Güven Usta’nın tasarım dehası sandaletlerini onun tarzı ve kalitesiyle yapacak yaratıcılık ve el becerisine sahip olduğuma olan inancım ile ile yola çıktım. Ali Güven Usta’nın tekniğini, işçiliğindeki tüm incelik ve detayları öğrendim. Şu ana kadar ortaya çıkardığımız ürünlerin aldığı tepkiler, iyi yolda ilerlediğimizin bir göstergesi.Çok daha iyi olmak için sürekli çalışıyorum.

 

- Ali Usta’nın  tasarımlarının üzerinizde büyük etkisi olmuş olmalı. Tasarım aşamasında nelerden ilham alıyorsunuz?

Ali Güven ismi ve ruhu bizim için gurur kaynağı. Bugün bulunduğumuz yeri onun sanatına ve yaptığı işe duyduğu aşka borçluyuz. Hatta ARABELLA modelimiz Ali Güven Usta’nın Ayşe Arman ile 2008 yilinda yaptığı röportajında giydigi modeldi, ayni modeli yaptik ve Ali Usta bizim sanşımız olduğu için de ismini İbranice’de sans anlamına gelen ARABELLA koyduk. Ali Güven’in bize miras bıraktığı modellerimiz dışında, benim stilim ortaya çıkaracağımız modellerimizi belirliyor. Günlük yaşamın içinde, çevremdeki her şeyden besleniyorum. Çok dikkatli incelerim, gözlemlerim ve çok okur, araştırırm. El örgüsü modellerimiz de var ve bu modelleri dünyada bizden başka yapan yok. Onları satmaya bile kıyamıyorum.

 

- Çalışma tarzınızdan biraz bahseder misiniz? Kullandığınız deriden, derinin işleniş şeklinden. Sanıyorum, Bodrum sandaletlerinin en büyük özellikleriden biri, hala geleneksel yöntemlerle üretiliyor olmaları, yanılıyor muyum?

Bodrum Sandaletleri’ni yaratan, yaşatan ve Bodrum Sandaletleri’nin bir marka olmasını sağlayan rahmetli Ali Güven. Bodrum’da şu an Bodrum Sandaleti olarak satılan sandaletler, Ali Güven’in işleri taklit edilerek üretilen, ancak taklitten öteye gidemeyen ürünler ve de el yapımı değil. Bu ürünler, maalesef Bodrum Sandaleti olarak satıldığından insanlarin aklinda da hep Ali Güven Usta’nın o muhteşem el yapımı sanat eseri sandaletleri geliyor ve çok yanlış bir algı oluşuyor.

Ali Güven’in Bodrum Sandaletleri’ni marka yapan, kalitesi, dayanıklığı, insan ve çevre sağlığına zararlı hiç bir kimyasal madde kullanılmadan, çok özel yöntemlerle tabaklanan, en iyi yerli danalardan elde edilen organik deriden yapılıyor olması, sağlamlığı ve ayağın şeklini alarak büyük bir rahatlık sağlaması. Bu özelliklerini aynen koruyarak, Ali Güven Usta’nin bıraktığı yerden devam ediyoruz. Ali Güven Usta’ya deri hazırlayan ustamız, ilerlemiş yaşına rağmen oğlu ile birlikte, sadece bizim için deri hazirliyor. Derimizi tabaklayan ustamız, bu tabaklama tekniğini 300 yıldır aynı tekniklerle deri tabaklayan ailesinden miras almış, vefalı ve cefakar bir usta. Derimizin tabaklanmasından sandaletin ortaya ciktigi son aşamaya kadar her işlemimiz el işçiliğine dayanıyor.

Cok meşakatli bir üretim sürecimiz var, ama ortaya sanat eseri değerinde sandaletler çıkardığımıza inaniyorum. İşimize olan inancımız, ben ve ekibim için en önemli motivasyon.

- Firmayı devraldıktan sonra isim değişikliğine gittiniz, bu Bodrum sandaletlerinin imajını, piyasadaki yerini nasıl etkiledi?

Amacım Ali Güven Bodrum Sandaletleri’ni yepyeni bir misyon ve vizyonla yaşatmak. Marka isminin kullanım hakkını aldığım halde, HUSNA markası ile devam etmeyi tercih ettim, ismim benim uğurum çünkü. HUSNA markası altında ve güvencesinde Ali Güven’in başlattığı sanat devam edecek. Herhangi bir markalaşma ve pazarlama geçmişim olmadığ halde, marka ismimi buldum, logomu hazırladım. Yolun cok başında olduğum halde, markamı çok doğru konumlandırdığıma inaniyorum.

Ne yazık ki Ali Güven Bodrum Sandaletleri ismine, şu an Bodrum’da bu isim altında satılan sahte Bodrum Sandaletleri büyük darbe vurmuş durumda. Amacım bu yanlış algıyı kırmak ve Ali Güven Usta’nın başlattığı işçilik ve sanati kendi vizyonum ve misyonumla dünyaya tanıtmak.

- Ali Güven döneminde Mick Jagger, Sting, Dustin Hoffman, Cem ve Ümit Boyner, Çağla Şikel gibi birçok ünlü isim, Bodrum sandaletlerinin müşterileri arasındaydı. Bu durumda bir değişiklik var mı?

Ali Güven Usta, ünü ülke sınırlarını aşmış, çok büyük bir sanatçıydı. Bir çok ünlü Bodrum’daki atölyesine gelmiş, sadece bu saydığınız isimlerle sınırlı değil ki, yüzlerce ünlü sima var. Mesela, şu an Ürdün Prensesi’ne bir model hazirliyoruz.  Prenses Galida Talal’in da içinde olduğu Kral Hüseyin Kanser Vakfi’na sponsor olacağız. Satışlarımızdan belli bir yüzdeyi bu vakfa bağışlayacağım.

- Ürünlerinize Bodrum dışından nasıl ulaşılabiliyor. Anlaşmalı olduğunuz mağazalar veya online alışveriş siteleri var mı?

Bodrum’da Mauloseum’un karşısındaki atölyemizin dışında, İstanbul’da La Mariquita Galata’da , Alaçatı’da DENO by Deniz Yıldırım Butik’te, Dubai’de Anjelique.me’de,  Bursa’da Güzel Bir Gün Butik’te, Erenkoy’de BUILDING’de, ve YAZ BAKKALI’nda satılıyorlar. Ayrica Gurunzi.com’da da 6 ay boyunca satışta olacaklar.

Amerika Birleşik Devletleri’nde, Neiman Marcus ve Saks Fifth Avenue ile gelecek sezon için anlaşma yaptık. Gelecek yaz inşallah sandaletlerimiz bu iki çok önemli mağazada yerini alacak.

-Bundan sonraki planlarınız nelerdir? Siz de bu el işçiliğini inceliklerini öğretmeyi, bu konuda dersler vermeyi düşünüyor musunuz?

Türkiye ile aynı zamanda, Amerika, Dubai ve tüm Orta Doğu pazarına girmek yakın dönem planlarım arasında. Sandaletlerimin sadece Türkiye sınırları içinde değil, tüm dünyada büyük beğeni ve talep gören bir Türk markası olarak tanınmasını hedefliyorum. Dünya markası olmak en büyük hedefim, ve bunun için çok çalışıyorum.

Benim el emeğine çok büyük saygım var. Günümüzde her şey çok hızlı tüketiliyor, ve ucuz işçilik ve ucuz malzeme sonucu ortaya çok kalitesiz ürünler çikiyor. Eğer benim gibi bu işe aşkla bağli olacak, gözleri ışıldayarak kendini işine vererek calışacak ve bu amaçla bu işi öğrenmek isteyenler çıkarsa, önümüzdeki kış döneminde Bodrum’daki atölyemizde bir eğitim vermeyi düşünüyorum.

- Keyifli bir sohbet oldu, Noble and Royal ailesi olarak çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

Öncelikle Ali Güven Usta’ya ve sanatına, sonra da bana gösterdiğiniz ilgiye çok tesekkür ederim. Size de başarılar diliyorum.