Lüks Magazin Haberleri – Lüks Magazin Dergisi

 
 
 
 
 


Elvis Presley : ‘Kral’ın Son Günleri…

0
Eklenme Tarihi: January 9, 2013 SANAT
elvis

O Rock and Roll’un ‘Kralı’… Tüm zamanların en çok albüm satan müzisyeni… Modern müziğin kıvılcımını yakan, sıradışı kıyafetleri ve kendine özgü dansları ile milyonlara ilham veren tam bir fenomen. 20. Yüzyılın en önemli figürlerinden biri olan Elvis Presley’nin ölümünün üzerinden tam 35 yıl geçti ama Elvis hayranları ‘kral’ın ölümünü ala kabullenebilmiş değil.

Elvis’in ölmeden önce verdiği en son röportajdan alınan şu cümle ‘Kral’ın o günlerde nasıl bir ruh halinde olduğunu ortaya koyuyor:

Umarım canınızı sıkmamışımdır…

Elvis Presley, 1935 yılıda Tupelo-Mississippi’de, Elvis henüz 1 yaşındayken babasının karşılıksız çek suçundan hapse girmesiyle kaybettikleri küçük ve mütevazi bir evde doğdu. Hareketli, dışa dönük bir çocuk olan Presley, 11. yaş günü hediyesi olarak annesinin aldığı gitarı gördüğünde hiç de memnun olmamıştı. Elvis, bir bisikleti veya oyuncak tüfeği kesinlikle tercih ederdi.

Yaşadığı küçük şehirde gittiği kliselerdeki korolardan ve şehrin karmaşık yapısından etkilenen Elvis, ritmik, klise korolarından da ilham alan değişik bir country müzik türüne ( daha sonra bu türe Rockabilly denecekti ) ilgi duymaya başladı. İlk kayıtlarını, 1953 yılında Sun Recording Studios’ta yaptı. Stüdyo görevlisinin ‘tarzın kime benziyor’ sorusu, daha sonra müzik dünyasını kökünden değiştirecek bir dahinin ilk göstergeleri olarak kayda geçmişti: ‘Tarzım, hiç kimseninkine benzemiyor dostum.’

Sahnedeki içten ve rahat tavrı, doğal hareketleri Rock and Roll’u kısa sürede dünyanın en popüler müzik türü, Elvis’i de zamanının en büyük yıldızlarından biri haline getirdi. Kariyerinin hemen hemen ilk yıllarında kendisine yakıştırılan ‘Rock and Roll’un Kralı’ ünvanı, ondan sonra hiç kimseyle birlikte anılmadı.

Sun Records ve Heartbreak Hotel günleri, kısa sürede geride kaldı. Kral’ın yükselişi, öncelikler menajerlerin ve bu yükselişten ticari kazanç sağlamak isteyen birçoklarının ilgisini geçmeye başladı. O dönemde hiç de azımsanmayacak gişe başarıları elde eden bir dizi müzikal sinema filmi, bu baskıların,  tamamen ticari kaygıların ürünüydü. Bu filmler, Kral’ı izlemenin dışında ne yazık ki komik denebilecek kadar kötü yapımlar…

Ticari kaygılar, üzerindeki sürekli artan baskı, Elvis’in uyuşturucuyla tanışmasına neden oldu. Enerji seviyesini korumak için barbitüratlar ve uyarıcılar almaya başlayan Elvis, 60’ların sonlarına doğru dozu iyiden iyiye arttırdı. 60’lı yıllarda ünlülerin esrar ya da LSD gibi uyuşturucular kullanması neredeyse normal karşılanırken, Elvis reçeteli ilaçları tercih etmişti. Uyuşturucunun etkisiyle yaşadığı fiziksel düşüş, müziğine de yansıdı. Kariyerine atletik, sarsıcı ve yerinde durmayan bir yıldız olarak başlayan Elvis Presley, Las Vegas’taki sıradan seyircilere basmakalıp konserler veren aşırı kilolu, duygusuz bir şarkıcıya dönüştü. Rock and Roll’un Kralı’nın kendisine dünya çapında bir ün kazandıran sahne şovlarından da geriye hemen hemen hiçbir şey kalmamıştı. Elvis, ayakta durmakta bile zorladığı için çoğu zaman konserlerini piyanosunun başında oturarak tamamlıyordu.

Elvis’in uyuşturucu bağımlılığı 1970’li yıllarda önlenemez bir boyuta ulaştı. Kral’ın doktoru George Nichopoulos’un, Kral’ın 1977’deki ölümünden önce, sadece 8 ayda 10,000’den fazla reçete yazmış olması, durumun vehametini açıkça ortaya koyuyordu. Nichopoulos, daha sonra bu dönemde Elvis’i plasebolarla kandırmaya çalıştığını açıkladı.

Elvis, 1967 yılında evlendiği Priscillia Presley’den sadece 6 yıl sonra, 1973’te boşandı. Arkadaşlarının aktardığına göre Presley’nin durumu, boşanmanın yaşadığı yıl sürekli olarak daha kötüye gidiyordu. Kral, 73’te biri 3 gün komada kalmasına neden olacak iki önemli uyuşturucu krizi geçirdi.

1977 yılına gelindiğinde Elvis, iyice kilo almıştı. Glokom, yüksek tansiyon, karaciğer yetmezliği ve kolon büyümesi gibi sıkıntılar çekiyordu.  16 Ağustos 1977 akşamı, Graceland’deki evinde hayatını kaybetti. Öldüğü zaman evde onunla birlikte olan kız arkadaşı Ginger Alden ifadesinde, Elvis’in ‘kitap okumak’ için banyoya girdiğini ve bir daha çıkmadığını söyledi. Aralarında geçen son konuşma ise şöyleydi. Elvis’i banyoda uyuyakalamaması için uyardığını söyleyen Alden’a Kral’ın cevabı: ‘Merak etme’ oldu.