Lüks Magazin Haberleri – Lüks Magazin Dergisi

 
 
 
 
 


Emre Arolat Architects

0
Eklenme Tarihi: September 13, 2012 TASARIM
yalikavak marina_02

Bu sayımızdaki mekan bölümü konuğumuz, her geçen gün başarılı mimari tasarımlarına ve projelerine  bir yenisini daha ekleyen  Emre Arolat Architects ekibi ve son dönemin en özgün marina rekreasyon projelerinden birisi olan Bodrum Yalıkavak Marina projesi. Bu çerçevede Yalıkavak Marina’nın tasarım ve proje ayrıntılarını eğitimini Yale Mimarlık Okulu’nda tamamlamış olan değerli proje sorumlusu Leyla Kori’ye sorduk. Bu keyifli söyleşimizden çıkardığımız sonuç ise Yalıkavak Marina’nın tasarım anlamında bu küçük Bodrum kasabasına oldukça yakışacağı ve orayı değiştirmek yerine Yalıkavak’la bütünleşeceği.

Merhabalar sevgili Leyla Hanım. Öncelikle, Palmarina Yalıkavak Marina projesi birçok farklı segmentte önemli mimari başarılara imza atan Emre Arolat Architects’in Marina alanındaki ilk projesi. Bize kısaca projenin teknik özelliklerinden ve sunduğu olanaklardan bahsedebilir misiniz?

Yalıkavak Marina aslında 2005 yılında açılmış bir tesis. Geçtiğimiz sene Palmali Grup tarafından satın alınan marina, yapılan yenileme çalışmalarının ardından 2012 yazında “Palmarina Bodrum” adıyla yeniden açıldı. Bu yaz sadece ada bölgesi yenilenen marinanın, 2013 yazında mağaza ve restoranlardan oluşan 45 ünitelik yeni çarşısı, 40 odalı butik oteli, genişletilmiş çekek alanı ve 710 yat kapasitesiyle hizmet vermesi planlanıyor. Yeni proje ile ilgili bir diğer önemli not ise proje tamamlandığında çeşitli boylardaki yelkenlilerin ve teknelerin yanı sıra 80 metreye kadar 26 mega yata da konaklama hizmeti sağlayacak ve daha önce Yalıkavak’a gelmeyen bu kullanıcı profilini bu bölgeye çekecek olması.

Marinanın EAA tarafından tasarlanan ve 2012 yılında inşası tamamlanan, 20000m²’lik dolgu alan üzerinde yer alan eğlence adasında; 700m² büyüklüğünde deniz suyu yüzme havuzu, havuz çevresinde konumlanan deniz ve havuza girme imkanı sağlayan tesisler, restoranlar, gece kulübü ve mağazalar yer alıyor.

Bir marina rekreasyonu fikri nasıl gelişti?

Yenileme projesi marinanın el değiştirmesiyle beraber gündeme gelen bir konu. Palmali Grup Yalıkavak Marina’yı satın aldıktan sonra mevcut yat kapasitesinin arttırılması ve marinanın mega yatların da bağlanabileceği bir çekim noktası olması hedefleniyor. Bu yenileme çalışmaları sırasında kara yapılarının da hem kapasitesinin hem de niteliklerinin arttırılması ve boş bir dolgu alan olan ada bölgesinin bir “eğlence adası” olarak yeniden işlevlendirilmesi gündeme geliyor ve bu kısmın tasarımı için EAA görevlendiriliyor.

Emre Arolat Architects ve Leyla Kori  olarak bu süreçte stil, tasarım ve teknik altyapı anlamında hangi noktalara dikkat ettiniz? Yalıkavak Palmarina Bodrum’un mimari özelliklerini ne kadar yansıtıyor?

Proje arazisinin Bodrum’un başka bir bölgesinde değil Yalıkavak’ta olması bizim için önemli bir veriydi. Bodrum 80’lerdeki turizm ve ikinci konut patlamasının ardından çok hızlı bir yapılaşma ile karşı karşıya kaldı. Bir zamanlar küçük bir Ege sahil kasabası olan Bodrum, günümüzde yaz aylarında tatil ve eğlencenin en önemli merkezlerinden birisi haline gelmiş durumda.

Yalıkavak ise bu anlamda Bodrum’un genelinden biraz farklı bir yerde duruyor. Burası için bu hızlı büyüme ve değişimden diğer bölgeler kadar etkilenmediği ve kendine özgü doğal yapısıyla küçük ölçekte kalabilmiş görece sakin bir Bodrum kasabası olduğu söylenebilir. Ancak mevcut marinayı özellikle üst-orta sınıfın kullanımına açan yenileme ve genişletme projesi, Yalıkavak’ı bu büyük ölçekli yatırım ve beraberinde gelişecek diğer tesislerin böyle bir yere getireceği yükle karşı karşıya bırakıyor.

Bu durumla yüzleşirken amacımız, bir yandan yeni gelenlerin ihtiyaçlarını eksiksiz olarak karşılarken, diğer yandan bir Ege sahil kasabası olan Yalıkavak’ın kendine has özellikleri ile diyalog içinde olan, içinde bulunduğu ortamda yabancı hale gelmeyen bir proje tasarlamaktı. Palmarina Yalıkavak projesinin yeni yüzüyle, bulunduğu yere yabancılaşmadan ama “yeni gelen” olduğunu da unutmadan, hem tanıdık hem yeni bir yer olmasını hedefledik.

İlk etapta mevcut dolgu alan üzerinde yer alacak ve büyük bir eğlence adası olarak kullanılacak bölümü tasarlarken, topoğrafyanın yeniden yorumlanması olarak adlandırılabilecek bir yol izledik. İşlevlerine göre farklılık gösteren, kimi zaman mekanlaşıp, kimi zaman geniş teraslara ve büyük açıklıklara dönüşen prizmatik kütlelerin kompozisyonundan oluşan bir yapılar bütünü tasarladık.

Projenin kitlesel varoluş biçimi kadar projede kullanılacak malzemeler de marinanın içinde bulunduğu yere yabancılaşmadan var olabilmesi için önemliydi. Bu anlamda projedeki malzeme kullanımı, Ege ve Akdeniz kentlerindeki geleneksel malzeme kullanımına benzer bir anlayışla ele alındı. Adadaki yapılar bütününü oluşturan kütlelerin tüm yüzeyleri tıpkı Kos, Rodos, Siena ve diğer pek çok Akdeniz kentinde olduğu gibi tek bir malzeme ile kaplandı.

Leyla Hanım, Son olarak, Emre Arolat Architects’in önümüzdeki dönem için tasarladığı projeler nelerdir?

 Şu anda pek çok farklı konu ve ölçekte projeler üretiyoruz. Bunların büyük bir bölümü Türkiye’de.  Zorlu Center, Maçka Oteli, Mecidiyeköy’de Konut ve Alışveriş Merkezi, Sancaklar Camii, Suadiye Konutları, Antakya Müze Otel, İzmir’de Mavişehir Konutları, Ulus Savoy Konutları, Varyap Alışveriş ve Kültür Merkezi, Maslak’ta Ofis Yapısı, Eyüp Belediyesi Nikah Dairesi ve Kültür Merkezi, İzmir’de İşGyo Konut ve Ticaret Merkezi, Bodrum Şalvarağa Rezidans, Batum’da 5 Yıldızlı Otel ve ayrıca yine Batum’da Otel ve Eğlence Merkezi, Prag Kançilaryası, İstanbul Antrepo 5 Çağdaş Sanatlar Müzesi, Bodrum Vicem Konut Yerleşimi, Bodrum Öztek Konut Yerleşimi gibi projeler şu anda üzerinde çalıştıklarımızdan bazıları.