Lüks Magazin Haberleri – Lüks Magazin Dergisi

 
 
 
 
 


“Toplumu ödüllendirmek istedik”

0
Eklenme Tarihi: August 17, 2012 TASARIM
folkart_mesut_sancak_03661

Narlıdere, Mavişehir ve tamamlandığında Avrupa’nın en yüksek ikiz kuleleri arasındaki yerini alacak olan Folkart Towers ile emlak sektörüne yeni bir ivme kazandıran Folkart Yapı’nın her tuğlasında iddia var.

İzmir’in adı, son dönemde Folkart Yapı’nın projeleriyle duyuluyor.  Ekonomist Dergisi’nin yaptığı “Türkiye’nin 50 Konut Markası” konulu araştırmasında İzmir’den tek marka olarak çıkan Folkart Yapı ile ilgili merak ettiklerimizi Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak’a sorduk.

FOLKART, 2006’dan bu yana faaliyet gösteren bir marka. Özellikle İzmir projeleriyle hem gayrimenkul piyasasında hem de mimari alanda ses getirdi. Yola çıkarken hedefleriniz neydi, bugün neredesiniz?

Biz, Folkart’ı kurarken, toplumda yaşanan refah artışını ödüllendirme fikrinden yola çıktık. Türkiye büyüyor, gelişiyor… Bilgi çağı ile birlikte, konfor, lüks ve huzur beklentisi artıyor. Bu beklentiyi karşılamak, insanlara özledikleri konfor ve lüksü huzur içinde sevdikleriyle paylaşabilecekleri projeler yaratmak bizim öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bizim için bir proje ihtiyaç aşamasından başlamakta, teslim süresinin sonrasında dahi devam etmektedir. Ayrıntılara önem veriyoruz, çevreye duyarlıyız. Gelecek kuşaklara doğal ve modern yaşam alanları bırakmak için uğraşıyoruz. Bu çalışmaların sonucunu halkın tanıdığı ve güvendiği bir marka haline gelerek aldık. Ekonomist Dergisi’nin “Türkiye’nin 50 Konut Markası” araştırmasında İzmir’den sadece Folkart Yapı’nın çıkması bizleri gururlandırdı. Folkart, ailemizin iş hayatındaki 50 yılı aşkın bilgi birikiminin yardımı ile hızla büyüdü ve büyümeye devam edecek.

“NARLIDERE’DE DAİRELERİN %90’I ALICISINI BULDU”

İzmir projelerinden söz eder misiniz? Narlıdere ve Mavişehir projelerinizde Emre Arolat; Folkart Towers projesinde ise Mehmet Yağcıoğlu ile çalıştınız. Kaliteli, güvenilir ve doğa dostu proje sloganını benimsediğiniz ve denizi de bir şekilde içeren bir mimari planı tercih ettiğiniz için merak ediyoruz: Folkart projeleri İzmir’in kent dokusunda nasıl bir şıklık yaratmayı öngörüyordu?

İlk projemiz Folkart Narlıdere Evleri, sanayinin yer almadığı, İzmir’in en değerli arsalarından birinde bulunuyor. Havalimanına sadece 15 dakika, Çeşme, Urla ve Kuşadası gibi tatil beldelerine ise 1 saatten daha az mesafede.

Denize 1500 metre uzaklıkta ve bu 1500 metre ise sit alanıdır ve sadece meyve, sebze bahçelerinden oluşuyor. Arkasında yer alan Çatalkaya Dağı ise çam ormanlarıyla kaplı. Ayrıca zengin jeotermal kaynaklara sahip bölgede dünya çapında oteller faaliyet gösteriyor.
Sitede seyir terasları, 491m2 açık yüzme havuzu, 235 m2 kapalı yüzme havuzu, 7 m2 çocuk yüzme havuzu, 39 m2 çocuk eğlence havuzu, market, kuaför ve kuru temizleme hizmeti, sauna, basketbol sahası, tenis kortu, GYM, çocuk oyun parkı, bilardo, masa tenisi gibi sosyal imkânlar mevcut. Dairelerin %90’ı alıcılarını bulmuş durumda.

Narlıdere’den sonra Folkart Yapı olarak hızla gelişmekte olan Mavişehir’e de, İzmir’e yakışan çağdaşlıkta bir yaşam alanı kurmak istedik.  Folkart Mavişehir’de de geçtiğimiz yazdan itibaren hayat başladı. Kipa, Carrefour ve Egepark gibi alışveriş merkezlerine çok yakın. Farklı derinlik, yükseklik ve değişik mekân etkisi veren galerilerle Folkart Mavişehir’de tüm daireler deniz görüyor.

Narlıdere ve Mavişehir projelerimizde ünlü mimar Emre Arolat ile çalıştık. Narlıdere projemizin düşey ormana sahip çevreye uyumlu, yenilikçi, son teknoloji içeren mimarisi çok dikkat çekti ve Avrupa’nın gelecek vaat eden 40 genç mimarına verilen ‘Europe 40 Under 40’  ödülüne layık görüldü.

FOLKART TOWERS, 150 MİLYON DOLARLIK YATIRIM

Şu an devam eden projemiz Folkart Towers; alışveriş mekânları, ofisler ve rezidanslardan oluşuyor. İzmir’de bu konseptte başka bir proje yok. 150 bin metrekare brüt alana sahip. 200’er metre yüksekliğinde, 40’ar katlı iki kule olarak inşa edilecek. Tamamlandığında Avrupa’nın en yüksek beşinci ikiz kuleleri olacak. Toplam 150 milyon dolarlık bir yatırım. 2013 sonunda bitirmeyi planlıyoruz. Proje dizaynında ülkenin en önemli projeci ve danışmanları ile çalışıyoruz. 60 metre derinliğe kadar inen temel inşaatı tamamlandı, kullanacağımız çok özel sistemler ile 5 günde bir kat çıkarak kulelerimiz hızla yükselecek. Folkart Towers’ın mimari projesini Yağcıoğlu Mimarlık’tan Mehmet Yağcıoğlu yaptı. Folkart’a yakışır kalite ve güvenilirlikte son derece modern bir proje ortaya çıktı.

 

Belki bir önceki soruyla bağlantılı olarak şunu da sorabiliriz: Folkart bir inşaat firması mı yoksa bir yaşam stilisti mi?

Folkart projeleri ile birlikte İzmir’de yenilikçi ve ayrıcalıklı lüks bir yaşam da başladı.

Folkart projeleri günlük bahçe bakımından posta dağıtım sistemine, çöp toplamadan her zaman ulaşabilecek teknik servis elemanlarına kadar birçok ihtiyaca cevap verecek çağdaş yönetim sistemi ile yönetiliyor.

Biz gücümüzü müşterilerimizden alıyoruz. Onların beklentilerini karşılamak, özledikleri konfor ve lüksü huzur içinde sevdikleri ile paylaşabilecekleri projeler yaratmak bizim öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Biz Folkart Towers’dan rezidans ve ofis alan herkese “Hayat Buna Değer… “ dedirtmek istiyoruz.

Bu projelerden Folkart Towers, birçok açıdan iddialı. Avrupa’nın en yüksek ikiz kuleleri arasında anılmaya aday Folkart Towers, İzmirlilerin hayatına neler katacak? 

Folkart Towers; ortalama bin kişiye iş imkânı sağlayarak inşa edilecek ve faaliyete geçtiğinde yaklaşık 4 bin kişinin çalışacağı ve yaşayacağı dev bir kompleks olacak. Ayrıca İzmir’in yeni kent merkezi ilan edilen Bayraklı’nın çehresini değiştirecek.

“İZMİR’DE A PLUS KONSEPT EKSİKTİ”

Neden İzmir? İstanbul’da da Folkart kalitesini görebilecek miyiz?

2004 yılında Hedef Alliance’nin Ege Bölgesi’ndeki pazar payını arttırmak amacıyla bir yıllığına İzmir’e geldim. Bir yılın sonunda İstanbul’a geri dönmem gerekiyordu fakat hem inşaat sektörüne olan merakımdan dolayı hem de o günlerde İzmir’de özellikle inşaatta A Plus konsept eksikliğini görmemden dolayı baba mesleği olan bu işi burada başlatma fikrim oluştu. Yüksek kalitede ticari ve konut projelerini gerçekleştirmek amacıyla Folkart Yapı olarak hızla projelerimizi gerçekleştirmeye başladık. İzmir’i çok seviyoruz ve burada önümüzdeki yıllarda çeşitli yatırımlar yapmayı düşünüyoruz ama Folkart kalitesini İstanbullularla tanıştırmak da planlarımız arasında.

 Folkart yapılarını nasıl tanımlarsınız? Reklam metninizde kullandığınız ve Folkart Towers’a gönderme yapan “İzmir’in kalbi yükseklerde atıyor” sloganını ‘yüksek fiyat’ çağrışımıyla okuduğumuzda ‘lüks’, Folkart’ı tanımlayacak niteliklerden biri olsa gerek…  

Sloganımızla yüksek fiyat çağrışımı yapmayı hedeflemedik. Bahsettiğiniz gibi ‘lüks’ Folkart’ı tanımlayacak niteliklerden biri ama kalite göz önünde bulundurulduğunda fiyatlarımız yüksek değil.

 Hedef kitleniz kimler? Bize bir profil çıkartmanız mümkün mü? Folkart yapılarına kimler ilgi gösteriyor en çok?

Folkart Towers’tan ofis ve rezidans alanların büyük bir kısmı İzmirliler ancak İstanbul ve yurtdışından da çok büyük talep var. Örneğin bazı yabancı yatırımcılar telefon ve internet üzerinden bilgi alarak ofis ve rezidanslardan satın aldılar.

TEKNOLOJİK BİNALARA TEKNOLOJİK İŞÇİLİK

Bizimle paylaşabileceğiniz teknik detaylar var mı? Ya da şöyle sorabiliriz belki: Folkart’ın ‘en’leri ve ‘çok’ları nelerdir?

Binalar teknolojik binalar oldukları için çok özel çalışmalar ve test sonuçlarına göre statik hesaplamalar yapıldı. Depreme dayanıklılık için Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde bilim adamlarından oluşan bir komisyon tarafından yapılan çalışmalara göre rapor hazırlandı. Hem geçmişe dayalı istatistikî bilgiler, hem geleceğe yönelik her türlü olasılık göz önüne alınarak statik hesapları yapıldı. Folkart Towers inşaatında yüksek yapılarda çalışanların emniyetli bir ortamda çalışmasını sağlayan kendinden tırmanır Rüzgâr ve Güvenlik Perdesi kullanılacak.  Ayrıca yüksek yapılardaki betonarme şaft ve perdelerin imal edilirken, çok hızlı ve hatasız bir şekilde, bir üst kata vinç ihtiyacı olmadan otomatik olarak tırmanabilmesini sağlayan Hidrolik Tırmanır Kalıp sistemi kullanılacak. İzmir’de ilk defa uygulanan bu sistemler sayesinde yüksek rüzgâr yükleri altında, hem güvenli çalışma ortamı sağlanacak hem de beş günde bir kat yapımı gerçekleşecek.